Hesabınızın bulunduğu bankanın ya da aracı kurumun internet/cep şubesinden İş Portföy fonlarını almak için;
Yukarıda paylaşılan adımlar genel bilgilendirme amaçlıdır. Kurum bazında farklılık gösterebilir, bankanızın/aracı kurumunuzun müşteri iletişim merkezinden ilgili kuruma ait fon alım/satım adımları hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.
Best Banka&Sigorta - Ekonomik Göstergeler
Türkiye ekonomisi 2022 yılında yıllık %5,6'lık güçlü bir büyüme elde etti. Öncü göstergeler ekonominin bu yıla da hem tüketim hem de üretim açısından hızlanarak başladığını yansıtsa da 6 Şubat'ta toplam 11 ilimizi ve nüfusumuzun yaklaşık %16'sını etkileyen deprem felaketinin ardından ekonomik göstergeler de ivme kaybetti. Strateji ve Bütçe Başkanlığının mart ayında yayımladığı raporda depremin Türkiye ekonomisi üzerindeki toplam yükünün 103,9 milyar dolar ile 2023 GSYH'sinin %9'una ulaşabileceği öngörüldü. Hasarın yarıdan fazlasının ise konut zararından kaynaklandığı tahmin edildi. Depremin ardından şubat ayında ihracat, elektrik tüketimi ve kredi kartı harcamaları belirgin şekilde yavaşladı. Mart ayına gelindiğinde yüksek frekanslı göstergelerden kısmi toparlanma emareleri alınırken, yine de bu göstergelerde genel olarak henüz deprem öncesi seviyelere ulaşılamadı. 2023 yılında büyümenin %2,5 ile Türkiye'nin potansiyel büyüme performansının altında gerçekleşebileceğini değerlendiriyoruz. Depremin olumsuz etkilerini sınırlamak adına ekonomi yönetimi bütçeden aktarım, borçların ötelenmesi, kredi koşullarının gevşetilmesi gibi adımlar attı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) depremin büyüme momentumu üzerinde orta vadede kalıcı bir hasar yaratmayacağını öngörürken kısa vadeli etkilerin bertaraf edilmesi amacıyla şubat toplantısında 50 baz puanlık bir faiz indirimi yaptı. Mart ayındaki toplantıda ise beklemede kalan TCMB depremin etkilerinin izlenmeye devam edileceğini belirtti. Yurt içinde seçime yönelik ittifakların ajandaları netleşirken seçim sonrası ekonomi politikalarında normalleşme beklentilerinin güçlenmesi risk priminin iyileşmesine sebep oldu. Geçtiğimiz yılı %64,3 seviyesinde sonlandıran yıllık TÜFE enflasyonu mart ayında %50,5'e geriledi. Enflasyonun yıl ortasına kadar %43'e kadar düşeceğini ancak ikinci yarıda yeniden yükselişe geçerek yılı %48,5 seviyesinde bitireceğini düşünüyoruz. Doğal gaz ve elektrik fiyat indirimleri enflasyon beklentileri açısından aşağı yönlü risk oluştururken kur oynaklıklarının artması enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor. 12 aylık cari açık ocak ayında 51,7 milyar dolar seviyesinde olurken açığın şubat ve mart aylarında yüksek kalmaya devam edeceğini tahmin ediyoruz. Merkezi yönetim bütçe açığı (GSYH'ye oranla) şubat ayında %1,5'ten %3,2'ye çıkarken önümüzdeki dönemde deprem nedeniyle yapılan ve yapılacak kamu harcamaları, emeklilikte yaşı bekleyenlere yönelik düzenleme, memur maaşlarının artırılması gibi daha önce planlanmayan bazı gelişmeler nedeniyle Orta Vadeli Program'da yer alan GSYH'ye oranla %3,5'lik yıl sonu bütçe açığı hedefinin aşılma olasılığının güçlendiğini değerlendiriyoruz. Mart ayında Hazine 2,25 milyar dolarlık eurobond ihracı ile yılbaşından bu yana dış borçlanmasını 5 milyar dolara taşırken iç borçlanmada 256,5 milyar TL ile hedefinin oldukça üzerinde bir tutara ulaştı. Küresel ekonomik görünüme ilişkin beklentiler 2022'de yapılan tahminlere kıyasla son dönemde iyileşirken ABD ve Avrupa'da mart ayındaki yerel bankacılık sorunları nedeniyle merkez bankalarından beklenen faize yönelik fiyatlamalar belirgin şekilde değişti. ABD'de ekonominin halen güçlü olması ve enflasyonun da beklenene kıyasla daha yavaş gerilemesi ile Fed üyeleri faiz artırımlarının hızlanabileceği yönünde mesaj verdiler ve piyasa fiyatlamaları Fed faizinin yıl sonunda %5,5'e ulaşması yönünde gelişti. Ancak daha sonra mart ayında ABD'de yerel birkaç bankanın finansal sıkıntıya düşmesi, ardından Avrupa'da büyük bir bankanın piyasa değeri altında bir bedel ile satılması risk iştahını belirgin şekilde zayıflattı. Fed tedbir olarak bankacılık sistemi için yeni bir fonlama kanalı açarken aynı zamanda mevduat sigortalarının kapsamı genişletildi. İlk etapta bu sorunların finansal piyasaların geneline sirayet edebileceği düşünceleri yatırımcıların temkinli kalmasına sebep olurken güvenli liman olarak görülen altın mart ayında dolar bazında %8 yükseldi. Fed mart toplantısında 25 baz puan faiz artırımı yaparken faizin yıl sonunda %5,1'e ulaşacağı tahminini korudu. Fed vadeli kontratlarından türetilen piyasa fiyatlamaları ise 2. yarıda ekonomide durgunluk endişeleri eşliğinde 50 baz puan civarında faiz indirimi yansıtmaya başladı. Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası da mart ayındaki toplantılarında faiz artırımlarına devam ederken artırım döngülerinde sona gelindiğine yönelik beklentiler güçlendi.