Portföyünü çeşitlendirmek isteyen yatırımcılar için girişim sermayesi yatırım fonu (GSYF), son yıllarda giderek daha fazla ilgi çeken alternatif bir araç hâline gelmektedir. Türkiye'de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetimi altında, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde faaliyet gösteren bu fonlar, alternatif bir varlık sınıfı olarak ayrışmakta, yatırımcılara büyüme potansiyeli olan girişim şirketlerine profesyonel portföy yönetimi aracılığıyla yatırım yapma imkanı sunmaktadır. Katılma payları sadece nitelikli yatırımcılara satılabilen Girişim Sermayesi Yatırım Fonları Sermaye Piyasası Kurulu’ndan faaliyet izni almış olan portföy yönetim şirketleri, girişim sermayesi portföy yönetim şirketleri veya gayrimenkul ve girişim sermayesi portföy yönetim şirketleri tarafından kurulabilir.
Portföy yönetim sektörünün önde gelen kurumları arasında yer alan İş Portföy Yönetimi A.Ş.’nin de, kurucusu ve yöneticisi olduğu ve bir çok farklı sektörde faaliyet gösteren girişimlere yatırım yapan çeşitli girişim sermayesi yatırım fonları mevcuttur.
Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Nedir?
Girişim sermayesi yatırım fonu; portföyünün önemli bir bölümünü ilgili mevzuatta tanımlandığı şekilde, büyüme ve katma değer üretme potansiyeline sahip, operasyonel, üretim ya da satış performansının geliştirilmesi suretiyle yüksek getiri beklentisi sunabilecek, verilecek finansal ve/veya kurumsal destekle faaliyet amaçlarını gerçekleştirebilecek durumda olan girişim şirketi paylarına yatırım yapar. Böylece kendi başlarına girişim şirketlerine yatırım yapma kabiliyeti veya kaynağı olmayan yatırımcılara, fon üzerinden yatırım yapma imkânı sunar.
Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının Çalışma Mantığı Nasıldır?
GSYF'ler, belirli bir süre için kurulur ve bu süre içinde önceden fon bilgilendirme dokümanlarında tanımlanmış bir yatırım stratejisi izler. Fonun yaşam döngüsü genel olarak şu aşamalardan oluşmaktadır:
1. Kurulum ve SPK Onayı
Portföy yönetim şirketi; fonun yatırım stratejisini, hedef sektörlerini, vadesini ve yatırımcı profilini belirler. Akabinde fona ilişkin iç tüzük, ihraç belgesi ve ihraç sözleşmesi hazırlanarak, SPK tarafından talep edilen diğer bilgi ve belgelerle birlikte kuruluş başvurusu yapılır. SPK’nın onay sürecinin tamamlanmasının ardından fonun kurulmuş olur.
2. Kaynak Toplama ve İhraç
Yatırım hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla kullanılmak üzere nitelikli yatırımcılardan toplanan kaynak karşılığında, Kurucu ve Yönetici ile yatırımcı arasında akdedilecek olan yatırımcı ve ihraç sözleşmesindeki düzenlemeler çerçevesinde, ilgili yatırımcılar adına katılma payı ihraç edilir.
3. Yatırım Dönemi
Toplanan kaynak, önceden belirlenmiş kriterlere uyan girişim şirketlerine aktarılır. Yatırım öncesinde ilgili fon yöneticisi tarafından bağımsız kurumlara durum tespit (due diligence) çalışmaları yaptırılır. Yatırım kapsamında fon tarafından akdedilecek sözleşmelerin müzakere süreçleri bu alanda tecrübesi olan hukuk danışmanlarından hizmet almak suretiyle profesyonel biçimde yürütülür.
4. Değer Yaratma Dönemi
Bu dönemde, fonlar tarafından küresel pazarlara açılma, büyüme ve pazarlama gibi alanlarda stratejik ve operasyonel destek sağlamak, sektör network ve mevcut müşteri ağının gelişmesine katkıda bulunmak, finansal yapıyı optimize etmek suretiyle portföydeki girişimlerin büyümesi desteklenir.
5. Çıkış (Exit) Dönemi
Fonun yatırım döneminin tamamlanması ile başlayan tasfiye döneminde portföy şirketlerinden halka arz (IPO), stratejik ya da finansal yatırımcılara satış yöntemleriyle çıkış yapılır.
Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının Avantajları Nelerdir?
Girişim sermayesi yatırım fonu avantajları, bu araçların alternatif yatırım dünyasında neden öne çıktığını anlamak açısından belirleyici bir rol oynamaktadır:
Girişim şirketlerine erişim imkânı: Kendi başlarına girişim şirketlerine yatırım yapma kabiliyeti veya kaynağı olmayan yatırımcılara, bu fonlar üzerinden yatırım yapma imkânı sunulur.
Portföy çeşitlendirmesi: Mevcut bir portföye, geleneksel menkul kıymetlerle düşük korelasyon gösterebilecek alternatif bir varlık sınıfı eklenerek çeşitlendirme sağlanabilmektedir.
Profesyonel yönetim: Fon; startup analizi, değerleme ve portföy yönetimi konusunda uzmanlaşmış portföy yöneticilerince yönetilmektedir. Yatırımcıların her girişimi ayrı ayrı analiz etmesi gerekmemektedir.
Vergi avantajları: Girişim sermayesi yatırım fonu vergi avantajları, özellikle kurumsal yatırımcılar için bu araçları cazip kılabilmektedir. Konu, ilgili mevzuat çerçevesinde bir vergi danışmanıyla değerlendirilmelidir.
Ekosisteme ve ekonomiye katkı: Teknoloji ve inovasyon odaklı, rekabet avantajı ve değer yaratma potansiyeli taşıyan girişimlere sermaye akışı sağlanarak girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkıda bulunulur.
Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının Riskleri Nelerdir?
Fona katılan yatırımcının, Fon Bilgilendirme Dokümanları, İhraç Sözleşmesi ve Yatırımcı Sözleşmesi’ne ilişkin gerekli ve yeterli araştırmayı yaptığı, risklerin farkında olduğu, fon üzerinden yapılacak yatırımlar sonucu doğabilecek kayıplar hakkında bilgi ve tecrübeye sahip olduğu varsayılır. Girişim sermayesi yatırım fonlarına ilişkin temel risklere aşağıda yer verilmiştir.
Karşı Taraf Riski: Fon tarafından yapılan yatırımlarla ilişkili sözleşmelerde karşı tarafın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmek istememesi ve/veya yerine getirememesi
Likidite Riski: Fon Portföyü’nde bulunan finansal varlıkların istenildiği anda piyasa fiyatından nakde dönüştürülememesi
Operasyonel Risk: Fon’un ve yatırım yapılan Girişim Şirketi’nin operasyonel süreçlerindeki aksamalar, başarısız yönetim, personelin hatalı ya da hileli işlemleri, doğal afetler, rekabet koşulları, politik rejim değişikliği vb. sonucunda zarar oluşması riski
Faiz/Kâr Payı Oranı Riski: Fon portföyüne borçlanma aracı, kârdan pay almaya dayalı kira sertifikası, katılma hesabı vb. menkul kıymetlerin ve işlemlerin dahil edilmesi halinde, söz konusu varlıkların değerinde piyasalarda yaşanabilecek getiri oranları değişimi nedeniyle oluşan risk
Kur Riski: Fon Portföyü’nde yer alan yabancı para cinsinden finansal enstrümanların varlıklar (alacak hakları) ve yükümlülükler bazında yabancı para birimlerinin birbirlerine ve/veya TL’ye karşı değer kazanma ve kaybetmeleri sonucunda ortaya çıkan zarar ihtimali
Ortaklık Payı Fiyat Riski: Fon Portföyü’nde yer alan ortaklık paylarının fiyatlarında meydana gelebilecek değişiklikler nedeniyle Fon’un maruz kalacağı zarar olasılığını ifade eder.
Yasal Risk: Fon’un paylarının satıldığı dönemden sonra Yürürlükteki Mevzuat’ta ve düzenleyici Resmî Makamlar’ın düzenlemelerinde meydana gelebilecek değişiklerin yaratabileceği olumsuz etkiler.
Yoğunlaşma Riski: Fon’un tek bir Girişim Şirketi’ne yatırım yapması halinde söz konusu varlığın değerinde ya da ödeme kabiliyetinde ortaya çıkacak risk.
Bu riskler göz önünde bulundurulduğunda, GSYF'ye yönelmeden önce risk toleransınızı, yatırım zaman ufkunuzu ve likidite ihtiyaçlarınızı dikkatlice değerlendirmeniz önerilmektedir.
Girişim Sermayesi Yatırım Fonları Kimler İçin Uygundur?
SPK düzenlemeleri uyarınca girişim sermayesi yatırım fonları katılma payları yalnızca nitelikli yatırımcılara satılabilir. Nitelikli yatırımcı; belirli bir finansal varlık büyüklüğünü aşmış gerçek kişileri, kurumsal yatırımcıları ve profesyonel yatırımcıları kapsamaktadır.
GSYF'lerin genel olarak aşağıdaki profildeki yatırımcılar için uygun olduğu düşünülebilir:
- Uzun vadeli bir yatırım ufkuna (5–10 yıl ve üzeri) sahip yatırımcılar
- Risk toleransı görece yüksek; portföyünü alternatif varlık sınıflarıyla çeşitlendirmek isteyen yatırımcılar
- Reel ekonomiye ve girişim ekosistemine dolaylı yoldan yatırım yapmayı değerlendiren yatırımcılar
- Vergi optimizasyonu yapmak isteyen yatırımcılar
Hangi yatırım aracının profilinize uygun olduğunu değerlendirmek için bir finansal danışmana başvurabilir ya da ilgili portföy yönetim şirketinin uzmanlarından bilgi alabilirsiniz.